20.2.2018
 
Site içi arama
Ad :
Soyad :
Telefon :
   

Dispepsi nedir? Dispepsi halk arasında karnın üst kısımında belirgin, dolgunluk, sişkinlik, erken doygunluk, hazımsızlık, bulantı kısacası rahatsızlık hissi şeklinde ifade edilen bulguların tümünü içeren tıbbi bir terimdir. Dispepsi erişkin nüfus arasında %25 sıklıkla görülür ve doktora başvurunun önemli sebeplerinden biridir. Toplum taramaları erişkinlerin yaklaşık %25’inin senede birkaç gün süren dispeptik yakınlarının olduğunu göstermiştir. Olguların çoğunda dispeptik yakınmalar tekrarlayıcı özelliktedir. Dispeptik yakınmaları olan olguları yaklaşık yarısının doktora başvurduğu gösterilmiştir. Dispeptik yakınmaların çok çeşitli nedenleri vardır. Olguların %50’sinde bu nedenlerin hiçbiri olmadan da dispepsi görülebilir. İşte altta yatan organik bir hastalığa bağlı olmadan hissedilen bu şikayetlerin ortak adı ‘’fonksiyonel dispepsi veya non-ülser dispepsidir".

Dispepsi nedenleri:
1- İlaçlar (Aspirin, ağrı kesici ilaçlar, antibiyotikler, teofilin, digital, demir içeren ilaçlar, anti-aritmik özelliği olan bazı kalp ilaçları- kinidin gibi-, bazı tansiyon düşürücü ilaçlar, doğum kontrol ilaçları)
2- Alkol
3- Mide barsak sistemi ile ilgili hastalıklar (Mide-duedenum ülseri, reflü hastalığı, çeşitli paraziter hastalıklar, mide kanseri, gastroparezi, kronik barsak iskemisi)
4- Safra yolları ve karaciğer ile ilgili hastalıklar (Taşlı keseye bağlı biliyer kolik ağrıları, akut kolesistit, koledok taşı, hepatitler, hepatobiliyer kanserler)
5- Pankreatik hastalıklar (kronik pankreatit, pankreatik kanserler)
6- Sistemik hastalıklar (Diabetes mellitus, tiroid hastalıkları, kronik renal yetmezlik, iskemik kalp hastalıkları, karın içi çeşitli kanserler)
7- Hamilelik
8- Nadir görülen diğer bazı hastalıklar (Ailevi Akdeniz ateşi, porfiriler gibi)
Fonksiyonel dispepside yukarıda sayılan nedenlerin hiç biri olmamasına rağmen olgularda bulantı, şişkinlik, hazımsızlık, erken doyma gibi şikayetler vardır.

Klinik Bulgular: Karnın üst kısımında belirgin, dolgunluk, sişkinlik, erken doygunluk, hazımsızlık, bulantı gibi şikayetlerle başvuran bir hasta ‘’alarm semptomları’’ açısından özellikle sorgulanmalıdır. ‘’Alarm semptomları’’ olarak anlaşılması gereken hastada bu şikayetlerine eşlik eden;
1-Belirgin kilo kaybı
2-Yutma güçlüğü
3- Mide barsak sistemine ait olabilecek kanama
4- Mide barsak sisteminde tıkanmayı düşündürecek şiddetli ağrı ile birlikte şiddetli kusma
5- Kansızlık olup olmamasıdır. Bu değerlendirmelerin ve fizik muayenin sonucunda (eğer doktor uygun görüyor ise) kan sayımı, kan biyokimyası, gerekiyorsa parazit testleri, hamilelik düşünülüyor ise bunun için uygun testler, gereken olgularda endoskopi ve ultrasonografi istenebilir. Bazı hastaların endoskopi veya endoskopi dışında bazı metodlarla da saptanabilen H pylori varlığı için de değerlendirilmeleri uygundur. Fonksiyonel dispepsisi olan olgularda kesin saptanmış bir neden yoktur. Bu olgulardan çok geniş bir yelpazede bazı faktörlerin sorumlu olabileceği çeşitli çalışmalarda gösterilmiştir. Bu faktörler şu sekilde sınıflandırılabilir:
1- Diyet ve çevresel faktörler: Yapılan pek çok çalışmada hastalar kendilerinde şikayetleri başlatan bazı gıdaların olduğunu ifade etmişlerdir. Bu hastadan hastaya değişmekle birlikte, en sık suçlanan gıdalar kahve, alkol, domates, meyveler, asitli gıdalar, çok yağlı gıdalardır.
2- Mide barsak hareketlerinde anormallik: Bu olguların %60’ında mide motor fonksiyonlarında bozukluk olabileceği gösterilmiştir. Fakat bu motor bozukluklardaki değişikliğin hastalık üzerindeki etkileri henüz kesin değildir.
3- Artmış mukozal sensitivite: Bu olgularda normalden daha fazla mukozal algılamanın olduğu düşünülmektedir.
4- H pylori : Fonksiyonel dispepsi ile H pylori’nin kesin saptanmış bir ilişkisi yoktur. 5- Psikososyal faktörler: Bu olgularda stresin semptomları etkileyebileceği düşünülmektedir.

 Tedavi:  Tek bir nedene bağlı olmayan, üstelik nedenleri konusunda da kesinlik saptanmamış bir tablonun elbetteki tedavisi zordur. Ancak hastanın kendisinde önemli bir hastalığın olmadığını bilmesi, bulgularının kanserle uzaktan yakından ilişkisinin olmadığını bilmesi önemlidir. Bu şikayetlerin ara ara tekrarlayabileceğini ancak bunun önemli olmadığının bilinmesi tedavinin en önemli basamağıdır. Hayat stilinde bazı değişiklikler yapmak, hastanın kendisine dokunduğunu saptadığı yiyeceklerden uzak durması, kahve ve alkol tüketiminin azaltılması, öğünlerde porsiyonların küçültülmesi ve sık sık yenilmesi (uzun süre açlıktan sonra birden çok fazla miktarda gıda alınması, sıkı rejimler önerilmez), iyi bir uyku alışkanlığının edinilmesi, hayat stresini mümkün olan en aza indirgemeye çalışmak önemli diğer faktörlerdir.Proton pompa inhibitörleri olarak bilinen (omeprazol, lansoprazole gibi) ilaçların plaseboya oranla olgularda bulguları %8-12 oranında daha fazla düzelttiği görülmüştür. Özellikle ağrı yakınması olanlarda proton pompa inhibitörlerinin plaseboya oranla %30 daha etkili olduğu gösterilmiştir. Buna göre hekim gereken olgularda bu ilaçlardan faydalanabilir.Motilite düzenleyici bazı ilaçlar, mide boşalım güçlüğü olduğu düşünülen hastalarda verilebilir. Bazı olgularda antidepresan ilaçlar mukozal hassasiyeti azaltmak, uyku sistemini düzeltmek gibi etkileri amacı ile verilmektedir. Hpylori (+) olan olgularda bu mikroorganizmanın eradikasyonu düşünülebilir.